TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
25. İŞ MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/125 Esas
KARAR NO : 2026/175
HAKİM : Y*** A***
KATİP : Özlem YABACI 185842
DAVACI : S* G** –
VEKİLİ : Av. Hasan TOK – [16186-81580-61818] UETS
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
VEKİLİ : Av. Gizem KAPLAN – [16233-32365-20730] UETS
DAVA : İş (Kurum İşleminin İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 21/03/2025
KARAR TARİHİ : 14/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026
Davacı tarafça açılan davanın mahkememizce yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası M** G‘a ait işyerinde 18 yaşından önce çalıştığını, müvekkilinin 17/04/1979 doğumlu olduğunu, M G‘a ait işyerinde işe girişinin 10/10/1993, işten çıkışının 01/12/1996 tarihi olduğunu, müvekkilinin 18 yaşından önce babasına ait kum ocağı-hafriyat işinde meydancı/saha elemanı olarak asgari ücret karşılığında çalıştığını, Müvekkilinin tahsis talebinin 18 yaş altı çalışmaları kabul edilmeyerek Konak SGM’nin yazısı ile reddedildiğini, 18 yaş öncesi çalışmanın çocuğu çalışma yükümü dışında borç altına sokan bir işlem olmadığını, aksine çocuğu sosyal güvenlik şemsiyesi altına alarak menfaat sağladığını, müvekkilinin babasına ait iş yerinden yapılan bildirimlerin filli ve gerçek olmadığının davalı kurum tarafından iddia edilmediğini, kişiye sıkı sıkıya bağlı sosyal güvenlik hakkından çocuğun mahrum bırakılmasının hukuk ve adalet ilkeleri ile bağdaşmayacağını ileri sürerek SGK İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Konak SGM’nin 15/08/2023 tarihli, E-65822773-205.01.01-78884219 sayılı ve “dilekçeniz hk” konulu yazısındaki kurum işleminin iptali ile, Müvekkilinin M G** işyerindeki 18 yaş altı çalışmalarının geçerli olduğunun tespitine, söz konusu hizmetin prim ödeme gün sayısına eklenmesine, Sigorta başlangıç tarihinin 506 sayılı Yasanın 60/G maddesi de dikkate alınarak 18 yaşın ikmal edildiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, Müvekkilinin tahsis talebinde bulunduğu tarih itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren emekli edilmesine, Müvekkilinin tahsis talebinde bulunduğu tarihten itibaren ödenmeyen emekli aylıklarının faizleri ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve ekleri ile dosya arasına alınan davanın esasına ilişkin bilgi, belge, rapor ve kayıtların incelenmesinde;
-Davacının 17/04/1979 doğumlu olduğu, 18 yaşını 17/04/1997 tarihinde ikmal ettiği,
-1017584 sicil numaralı iş yerinde 10.10.1993-05.01.1994 tarihleri arasında 87 gün,
-1085298 sicil numaralı iş yerinde 01.09.1996-01.12.1996 tarihleri arasında 91 gün,
-1185382 sicil numaralı iş yerinde 18.06.2002-31.08.2002 tarihleri arasında 74 gün,
-Davacının 28/04/2023 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu,
-Konak SGM’nin 15/08/2023 tarihli yazısı ile; 18/06/2002-28/04/2023 tarihleri arasında toplam 7382 prim ödeme gün sayısının bulunduğunun tespit edildiği, 10/10/1993-01/12/1996 tarihleri arasında geçen 156 günlük hizmeti babasına ait işyerinden olduğundan sigortalı sayılmadığı belirtilerek 60 yaş şartını yerine getirmediğinden tahsis talebinin reddedildiği hususunda davacıya bildirim yapıldığı görülmüştür.
Tanık N** Ö* beyanında; “Davacı benim oğlum olur, tanıklık yapmak istiyorum, benim eski eşi yani oğlumun babası kum ocağı işletiyordu , oğlum ilkokul mezunudur , okuldan sonra okumadığı için babası oğlumu sigortalı yaptı çalıştırmaya başladı, ilk olarak babasının yanında 14-15 yaşlarında sürekli çalışmaya başladı, babasının kum ocağında kamyonların gelişini gidişini takip ediyordu, gelenlere şoförlere çay yapıyordu, onlara dağıtıyordu, onları takip ediyordu , oğlum askere gidene kadar kum ocağında çalışmaya devam etti, sonrasında babasını kum ocağını kapattı, oğlum askerden geldikten sonra T* belediyesinde çalışmaya başladı, halen T belediyesinde çalışmaktadır, kum ocağı babasının olsa da oğlum bir fiil kum ocağına giderek orada çalıştı , başka bir yerde çalışmadı.” şeklinde
Tanık F Ş* beyanında; “benim davacı ile herhangi bir akrabalığım yoktur, ben kepçe operatörlüğü yaparım , ben 1993-1995 yılları arasında Mahmutlarda bulunan kum ocağında kepçe operatörlüğü yaptım , ben kepçe operatörlüğü yaptığım yıllarda davacı S** G** geçti, bize orada çay kahve yapardı kepçelerin bakımını yağlamasını yapardı, kepçelerin kamyonların geliş gidiş fişlerini tutardı , kum ocağında zaten tatil yapılmazdı davacı da bizimle birlikte kum ocağında çalışırdı, davacının bir fiil kum ocağında çalıştığını biliyorum , benim o dönemde sigortam tam olarak yapılmadı bazı dönemlerde primlerim yatırıldı bazılarında yatırılmadı, ben emekli oldum , ancak davacının bu yıllarda kum ocağında bir fiil çalıştığını biliyorum.” şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Görevlendirilen bilirkişi tarafından hazırlanan rapor mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dava, davacının 18 yaş altı çalışmalarının geçerli olduğunun tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşın ikmal edildiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespiti ile tahsis talep tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti, aksine Kurum işleminin iptali ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
506 sayılı Kanunun 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacağı, 6. maddesinde çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacağı, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azalmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
506 sayılı Kanunun 60/G maddesinde; “Bu maddenin uygulanmasında: 18 yaşından önce Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” şeklinde,
03/03/2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7438 sayılı Kanunun 1.maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 95. maddede; “Bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı Kanunun geçici 205 inci maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanırlar. Bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez.” şeklinde hükümleri yer almaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda işverenin çocuklarının sigortalılığına ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bunların sigortalılık durumları, Medeni Kanun hükümleri çerçevesinde, 506 sayılı Kanunun sigortalı sayılmaya ilişkin genel hükümlerine tabidir.
Gerek 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 271. maddesine gerekse 4721 sayılı Medeni Kanun’un 345. maddesine göre çocuk ile baba veya ana arasında yapılacak herhangi bir tasartuftla çocuk borç altına girerse, sözleşmenin sıhhati hususi bir vasinin iştiraki ve hâkimin tasdikine bağlıdır.
Bilindiği üzere hizmet akdi iki taraflı akitlerden olup karşılıklı borç doğuran bir akittir. Buna göre çocuk ile baba veya ana arasında yapılmış olan hizmet akdi, hususi bir vasinin iştiraki ve hâkimin tasdikini içeriyorsa, çocuğun geçerli bir hizmet akdine göre çalıştığının kabulü gerekir. Mümeyyiz küçükler ile baba veya ana arasında yapılacak bir hizmet akdinin bu şartları ihtiva etmemesi durumunda geçerli bir hizmet akdinden söz etmek mümkün değildir.
Ancak geçerli olmayan bir hizmet sözleşmesine dayanarak çalışanlar geçersizliğin saptandığı tarihe kadar sigortalı sayılırlar.
Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacının 10/10/1993-05/01/1994 tarihleri arasında babasına ait 1017584.35 sicil numaralı iş yerinden, 01/09/1996-01/12/1996 tarihleri arasında ise babası ve ortağına ait 1085298.35 sicil numaralı işyerinden bildirilen hizmetlerinin Kurum tarafından iptal edilmediği bu itibarla davacının çalışmalarının geçerli olduğu, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 17.04.1997 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01/05/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği kanısına varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :
1-Davanın KABULÜ ile;
-Davacı adına 10/10/1993-05/01/1994 tarihleri arasında 1017584.35 sicil numaralı iş yerinden ve 01/09/1996-01/12/1996 tarihleri arasında 1085298.35 sicil numaralı işyerinden Kuruma bildirilen hizmetlerinin prim ödeme gün sayısı olarak geçerli sayılması gerektiğinin tespitine,
-Davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 17/04/1997 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine,
-Davacıya tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01/05/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve 5510 sayılı Kanunun 42.maddesi uyarınca 01/05/2023-01/08/2023 tarihleri arasındaki aylıkların 01/08/2023 tarihinden, 01/08/2023 tarihinden sonra ödenmesi gereken aylıkların ise ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren işlenecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına; davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru, 615,40 TL peşin olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve posta-tebligat masrafı toplamı 9.320,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair, karara karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026
Katip ****
Hakim
